04/12/2008
Toplam Kelime:178,381

Sozlukcell



Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayimlanmasini istiyorsaniz, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alaninda yayimlayarak link degisimi ile sitenizin ziyaretci kapasitesini hizla arttirabilirsiniz. Link degisimi icin lütfen bizimle irtibata gecin.

Kadromuz

Sitene Ekle

İstatistikler


uzun metraj

 

Online Kullanıcılar:

 

Son Eklenen İngilizce:

have the last word, blunderer, pot, as long as I live, as so long as, so long as, as long as, life line, station in life, life pattern, way of life, life style, at full length , manner of life , go to great lengths, go to any length, go to all lengths, in the prime of life, prime of life, lead a life of pleasure ,

Son Eklenen Türkçe:

pot kıran, pot, rastgele ateş edip öldürmek, sosyal statü, sosyal mevki, sosyal durum, hayat tarzı, yaşam biçimi, her çareye başvurmak, hayatının baharında, hayatın en güzel devresi, zevk ve sefa sürmek, aslının aynıdır, titiz müşteri, pozitif ilim, pozitif bilim, kesin hüküm, kesinleştirmek, kesin olmak, sınırsız izin,

Son Eklenen Resimler:

valve bag, mosh, Moshing, bait well, hull, outboard, boottop, accent stripe, Rust Eater, Teak Restorer, roller frame, paint tray, roller cover, extension handle, Tack Rag, hand masker, sanding dust, Shoe Cover, filter retainer, blade holder,

Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA" butonuna basınız.



Kelime Öner
Resim Öner

Aradığımı bulamadım daha detaylı arar mısın?

İngilizce:

would

BelirtilmemişBelirtilmemişf., bak. will; (eski) arzulamak, istemek;(yardımcı fiil): a)(istek): He would like to go. Gitmek istiyor. b) (şart): He would help if he were here. Burada olsaydı yardım ederdi. c) (gelecek zaman): He kept looking for the medicine that would cure him. Kendisini iyi edecek ilacı arayıp durdu. d) (kararlılık): He would not go. Gitmemekte kararlıydı. e) (olasılık): Letting him come would cause serious trouble. Gelmesine izin vermek önemli olaylara sebep olurdu. f) (tercih): we would rather you saved your money. Paranı sarfetmemeni tavsiye ederiz. g) (dilek): What would you like me to do? Ne yapmamı arzu edersiniz? h) (alışkanlık): We would swim everyday that summer. O yaz her gün yüzerdik.

Türkçe :


Resimler :