Toplam Kelime:1,167,246
-
- Son Arananlar :
AV cable,
with,
salonika,
uyluk,
fecbok,
focebook,
vavasor,
Hidrolojik model,
focebok,
işe koyulmak,
ümmühani,
derail,
mlx,
burc,
askerileştirme,
kesit,
yıldızlararası,
immigrate,
caffeine,
para cüzdanı,
sc,
terörizm,
buhar makinesi,
ÅŸerh,
gümrük tarifesi,
Anticonvulsive,
jerkily,
cognoscenti,
küstah,
giciklamak,
edep,
preexist,
tricky,
selectman,
stabilize,
siralanis,
din,
barracks,
Collusion,
facobook,
Field Data,
canaan,
filled-in ground,
skala,
- Son Aradıklarım :
- En Çok Arananlar :
- Reklam
- Faydalı Siteler
- Sıkça Sorulan Sorular
- İletişim
- Kontör Yükle
RSS
-
Giriş
- Sağlayıcı Ekle
Sozlukcell
Son Eklenenler:
annual precipitation,
precipitation,
condense,
non stick,
cognoscenti,
free and easy,
cook up,
suitably dressed,
A-list,
civil registry with full-record,
feral child,
twotime,
there and then,
to go,
gnashers,
wuss,
Russian experience,
lockrums,
audited voucher,
courtcard
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| with | (edat) ile; -den; -e; -e rağmen; ile beraber, ile birlikte. with it (argo) zamane; uyanık, canlı, modern. Leave the books with my mother Kitapları anneme bırak. I'm with you there ! O konuda seninle aynı fikirdeyim. With this, she slapped his face Hemen ardından yüzüne bir tokat aşketti. He can swim with the best of them Usta yüzücüler kadar iyi yüzebilir. What's with him? k.dili. Nesi var? |
Türkçe :
dictionary
ingilizce sözlük
turkish english dictionary
online dictionary
Sozlukcell.Com | Türkiye'nin Sözlükcell Boyutu | with