08/1/2009
Toplam Kelime:182,644

Sozlukcell



Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayimlanmasini istiyorsaniz, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alaninda yayimlayarak link degisimi ile sitenizin ziyaretci kapasitesini hizla arttirabilirsiniz. Link degisimi icin lütfen bizimle irtibata gecin.

Online Kullanıcılar:

En Güzel Profiller

recep68 / aksaray recep68

Kadromuz

Sitene Ekle

İstatistikler


uzun metraj

 

Son Eklenen İngilizce:

left brace, right brace, tilde accent, number sign, ampersand, less-than sign, greater-than sign, yen sign , copyright sign , logical not sign, registered trademark sign , plus-or-minus sign, micro sign, paragraph mark, pilcrow, pilcrow sign, paragraph sign, inverted question mark , ASCII, American Standart Code for Information Exchange,

Son Eklenen Türkçe:

sol ayraç, sağ süslü ayraç, sağ ayraç, yaklaşık işareti, sayı işareti, rakam işareti, ile işareti, küçüktür işareti, büyüktür işareti, yen işareti, telif hakkı işareti, mantıksal değil işareti, tescilli ticari marka işareti, artı-veya-eksi işareti, mikro işareti, paragraf işareti, ters soru işareti, bilgi paylaşımı amaçlı amerikan standart kodu, ikametgah belgesi, müşteri memnuniyeti,

Son Eklenen Resimler:

pedicab, hash mark, balance sheet, valve bag, mosh, Moshing, bait well, hull, outboard, boottop, accent stripe, Rust Eater, Teak Restorer, roller frame, paint tray, roller cover, extension handle, Tack Rag, hand masker, sanding dust,

Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA" butonuna basınız.


Kelime Öner
Resim Öner
Aradığımı bulamadım daha detaylı arar mısın?

İngilizce:

touch

BelirtilmemişBelirtilmemişf. dokunmak, ellemek, el sürmek; temas etmek, değmek; bitişik olmak; erişmek; yaklaşmak; tesir etmek; düzeltmek; mütehassıs olmak; (argo) para koparmak; İng., (argo) aldatmak; sözünü etmek, bahsetmek; yemek; müz. çalmak; mat. teğet geçmek, değmek. touch at uğramak. touch bottom dibe değmek; (fiyat) çok düşmek; (ümit) suya düşmek. touch down inmek. touch off patlatmak, ateşlemek. touch on (konuya) dokunmak, değinmek. touch one to the quick ciğerine işlemek, yüreğine tesir etmek. touch the heart of yüreğini yumuşatmak, etkilemek. touch up retuş yapmak touch wood nazar değmesin diye tahtaya vurmak. He touched his hat. Şapkasına dokunarak selâm verdi. I don't dare touch wine. Şaraba el süremem. touch'able s. dokunulur, el sürülebilir.

touch

BelirtilmemişBelirtilmemişi. dokunma, dokunuş, temas, değme; bitişik olma; dokunum, dokunma duyusu; hisleri uyandırma kuvveti; koku, çeşni; iz; üslup; (argo) kendisinden kolayca para koparılan kimse; (argo) para isteme; müz. tuşlayış, dokunuş; tuşların direnci; spor taç touch and go tehlikeli durum; (konuya) şöyle bir dokunma. touch football özel teçhizatsız oynanan bir çeşit Amerikan futbolu. touch needle ayar iğnesi; mihenk veya altın ayar iğnesi. a soft touch ken disinden kolayca para koparılan kimse. finishing touches tamamlayıcı düzeltmeler, son retuşlar. keep in touch with temasta bulunmak, alâkayı devam ettirmek. the royal touch sıraca hastalığının ilâcı farz edilen kralın el dokunuşu. I felt a touch of rheumatism this morning. Bu sabah romatizma beni şoyle bir yokladı. The writer has a light touch. Yazarın hoş bir üslubu var.