supply | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | f., i. sağlamak, tedarik etmek, temin etmek; ihtiyacı karşılamak; tatmin etmek; telafi etmek, yerini doldurmak; bir makamı işgal etmek; i. tedarik, teçhiz; mevcut; gen. çoğ. erzak, gereç, levazım, malzeme; vekil. cut off the supplies gerekli ihtiyaç maddelerini kesmek. in short supply kıt, yetersiz. law of supply and demand arz ve talep kanunu. |
supply | BelirtilmemiÅŸ | BelirtilmemiÅŸ | z. esnek olarak, kendini duruma uydurarak. |
Supply | BelirtilmemiÅŸ | BelirtilmemiÅŸ | Tedarik |