shall | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | (f.) (should) gelecek zaman kipini teskil eden yardımcı fiil, ecek. kararlılık: I pledge my life that they shall be free. Hür bırakılacaklarına hayatım üzerine ant içerim. söz verme: You shall have what you need. Ne gerekirse vereceğim. emir: You shall not kill. Öldürmeyeceksin. kaçınılmazlık: Whatever shall be... Kısmet neyse... |