ripple | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | f. ufacık dalga, dalgacık; su yüzünün dalgalanması; f. ufak dalgalar meydana getirmek; dalgalanmak; dalgacıklar gibi ses çıkarmak. a ripple of conversation dalga gibi yükselip alçalan konuşma sesi. ripple mark kaya veya kum üzerinde su veya rüzgârın bıraktığı iz. ripplet i. dalgacık. ripply s. dalgacık gibi. |
ripple | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i., f. keten tarağı, keten tohumunu ayırmaya mahsus tarak; f. keten tohumunu ayırmak. |
ripple | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | dalgacık, hafifçe dalgalandırmak |