02/12/2008
Toplam Kelime:177,928

Sozlukcell



Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayimlanmasini istiyorsaniz, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alaninda yayimlayarak link degisimi ile sitenizin ziyaretci kapasitesini hizla arttirabilirsiniz. Link degisimi icin lütfen bizimle irtibata gecin.

Kadromuz

Sitene Ekle

İstatistikler


uzun metraj

 

Online Kullanıcılar:

jaleulutaş ,

 

Son Eklenen İngilizce:

be happy, no need to be sad, be bad, be sad, be unhappy, length of life, may god give you a long life, length of days , get the pip, feel blue, be at an end, every, length, hometown, blue streak , high life , group of pals, circle of friends, social circle, group of friends,

Son Eklenen Türkçe:

mesut olmak, be happy, üzülmeye değmez, mutsuz olmak, mutsuz, mutlu, hayat uzunluğu, ömür süresi, allah uzun ömür versin, uzun ömür, keyfi kaçmak, canı sıkılmak, hüzünlü hissetmek, morali bozuk olmak, bitmek, sevgili, sosyete hayatı, dolambaçlı yol, arkadaş ortamı, arkadaş grubu,

Son Eklenen Resimler:

valve bag, mosh, Moshing, bait well, hull, outboard, boottop, accent stripe, Rust Eater, Teak Restorer, roller frame, paint tray, roller cover, extension handle, Tack Rag, hand masker, sanding dust, Shoe Cover, filter retainer, blade holder,

Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA" butonuna basınız.



Kelime Öner
Resim Öner

Aradığımı bulamadım daha detaylı arar mısın?

İngilizce:

present

BelirtilmemişBelirtilmemişi. hediye, bahşiş, armağan.

present

BelirtilmemişBelirtilmemişf. takdim etmek, sunmak, arz etmek; tanıştırmak; huzura çıkarmak; göstermek; bir memuriyet için ismini arz etmek; nişan almak (tüfek). present a person with a thing, present a thing to a person birisine bir şey sunmak. present an appearance görünmek; hazır bulunmak. present arms ask. silâhı önde tutarak selâm vaziyetinde durmak. present oneself meydana çıkmak, görünmek. present some difficulty güçlük çıkarmak.

present

BelirtilmemişBelirtilmemişi. şimdiki zaman; şimdiki durum; gram. hal kipi, şimdiki zaman kipi. at present şimdiki halde, şimdiki durumda. for the present şimdilik, şu anda.

present

BelirtilmemişBelirtilmemişs. şimdiki; hazır, mevcut; gram. şimdiki zamanı gösteren. in the present case bu durumda; gram. şimdiki zaman kipinde. the present writer bu yazıyı yazan, imza sahibi. the present worth of şimdiki değeri.

Türkçe :


Resimler :