pocket | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | f. cebe yerleştirmek, cebe koymak; cebine atmak, (slang) iç etmek; gizlemek, saklamak, bastırmak. |
pocket | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i. cep; para, maddi imkân; çukur, gedik; bilardo masasının dört köşesindeki çukurcuklardan her biri; içinde maden cevheri bulunan ufak kovuk; hav. hava boşluğu; semt. pocket battleship cep zırhlısı. pocket money cep harçlığı. in one's pocket nüfuzu altında; içli dışlı olan. |