plumb | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i., s., z. şakül, iskandil kurşunu; dikey duruş; s. dikey, şakuli, amudi; k.dili tam; z. dosdoğru, dimdik; k.dili tamamen, mutlak surette. plumb line şakül sicimi, şakül, çekül. out of plumb dikey olmayan, eğrice. |
plumb | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | f. iskandil etmek, şaküle vurmak, şaküllemek: doğrultmak, düzeltmek; ölçmek, tartmak; en alt seviyesine erişmek; kurşunla kaplamak. |