pan | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i. tepsi, tava; kefe, terazi gözü; maden cevherini ayırma işinde kullanllan demir tava; eski tüfeklerde falya tavası; tuzlada tava; kafatası; buzul parçası. a flash in the pan kuru gürültü, sonuç vermeyen gayret. |
pan | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | f. (-ned, -ning) toprağı yıkayarak altın çıkarmak; tavada pişirmek: leğende yıkamak; maden cevherini yıkamak; edeb, k.dili tenkit etmek. pan out A.B.D., k.dili netice vermek; başarıya ulaşmak muvaffak olmak . |
pan | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | f. (-ned, -ning) foto sinema makinasmın objektifini bir yandan öbür yana döndürmek . |
pan | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i. tembul (yaprak) . |
pan | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i., mit. Pan (ormanlar otlaklar, sürüler ve çobanlar tanrısı). |
pan | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | bak. panchromatic |
pan | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | acil (denizcilikte) |