Son Eklenenler:
matriculation examination,
open university,
senior lecturer,
department of German,
university lecture,
public lecture,
genetic engineering,
incapable of deceiption,
coloured report,
plasticine,
foul play,
misrepresentation,
perjuerer,
rumpus room,
movie goer,
film hit,
girlie magazine,
magazine supplement,
vertical publication,
magazine audience
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| miss | f. vuramamak, vurmamak, isabet ettirememek veya etmemek; bulamamak, kaçırmak, yanlışlıkla atlamak, ele geçirememek; özlemek, yokluğunu hissetmek, aramak. miss fire ateş almamak. miss out atlamak, görmemek; gidememek, kaçırmak. miss the point meseleyi kavramamak. He just missed being run over ezilmekten zor kurtuldu. |
| miss | i. nişanı vuramayış, isabet ettire meyiş; başarısızlık. A miss is as good as a mile Fırsatı kaçırdlktan sonra, iyi mi, kötü mü olduğu farketmez. |
| miss | i., k.dili genç kız; b.h. Matmazel, Bayan (soyadından evvel gelir). |
| Miss | Vuramamak, Kaçirmak |
Türkçe :