Son Eklenenler:
Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine,
reference contract,
journal entry no,
recruiter,
bird-dog,
bird dog,
catalyzer,
catalist,
catalysor,
listen regardlessly,
listen uncaringy,
listen carelessly,
topgallant ,
royal property,
corvee,
hit the nail on the head,
retire,
retirement pay,
retired worker,
retirement
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| mind | f. bakmak, dikkat etmek; meşgul olmak; ehemmiyet vermek; kaygı çekmek, endişe etmek; boyun eğmek, itaat etmek; saymak; dikkatli olmak; karşı çıkmak, itiraz etmek; mahzurlu görmek; leh. hatırlamak. Mind you Bak, dinle. Mind you do it Mutlaka yap. Mind your p's and q's Söz ve hareketlerine dikkat et. Mind your step Önüne bak, sakın düşme. if you dont mind bir mahzuru yoksa, müsaade ederseniz. Never mind Zarar yok. |
| mind | i. akıl, zihin, dimağ, kafa; hatır, hafıza kuvveti; fikir, düşünce; zeka, idrak; istek, murat, arzu, meram; şuur; üstün insan. mind's eye muhayyile. mind reading başkasının zihnindekini anlama. be of one mind hemfikir olmak. blow one's mind esrar etkisiyle kendinden geçmek; şaşkına çevirmek, deli etmek. call to mind hatırlamak, hatırlatmak. change one's mind caymak, fikrini değiştirmek. give someone a piece of ones mind birini azarlamak. have a mind to niyet etmek, kurmak. have in mind hatırında olmak; niyetinde olmak. in his right mind aklı başında know one's own mind kendi fikrini bilmek, ne istediğini bilmek... make up ones mind karar vermek. of unsound mind akli dengesi bozuk. on one's mind aklında out of one's mind deli, kaçık; unutulmuş. presence of mind tehlike zamanında işe yarayan çabuk düşünüş ve soğukkanlılık. set one's mind on çok arzu etmek, kafasına koymak. speak one's mind düşündüğünü açıkça söylemek. state of mind ruh durumu. time out of mind ötedenberi, eskiden beri. |
Türkçe :