mill | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | f. değirmende öğütmek, çekmek; değirmenden geçirmek; (paranın kenarını) diş diş yapmak; dövüp köpürtmek (çikolata v.b.); koyun sürüsü gibi birbirine sokularak bir merkez etrafında dönmek. |
mill | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i. değirmen; el değirmeni; fabrika, imalâthane; makina tertibatı; mengene, cendere. mill hand fabrika işçisi. mill stream değirmeni döndüren akarsu. mill wheel değirmen çarkı veya dolabı. food mill mama mengenesi, meyva presi. go through the mill büyük zorluklar atlatmak; tecrübe sahibi olmak. |
mill | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i. doların binde biri, sentin onda biri. |
Mill | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | Değirmen |
mill | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | fabrika |