23/11/2008
Toplam Kelime:176,048

Sozlukcell

Kadromuz

Sitene Ekle

İstatistikler


uzun metraj

 

Online Kullanıcılar:

opakdil ,

 

Son Eklenenler:

good heavens, comfortably, comfortable, awakening , be awake to, awake, ANA, play safe, unsure, surely, you can bet your life on, are you positive, are you positive?, confident steps, firm steps, take firm steps forward, be sure of that, sure proof, with sure touch, make sure of,

Son Eklenen Resimler:

valve bag, mosh, Moshing, bait well, hull, outboard, boottop, accent stripe, Rust Eater, Teak Restorer, roller frame, paint tray, roller cover, extension handle, Tack Rag, hand masker, sanding dust, Shoe Cover, filter retainer, blade holder,

Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayimlanmasini istiyorsaniz, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alaninda yayimlayarak link degisimi ile sitenizin ziyaretçi kapasitesini hizla arttirabilirsiniz. Link degisimi için lütfen bizimle irtibata geçin.

Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA" butonuna basınız.



Kelime Öner
Resim Öner

Aradığımı bulamadım daha detaylı arar mısın?

İngilizce:

line

BelirtilmemişBelirtilmemişi. çizgi, yol, hat; ip, sicim; iplik; çoğ. dizgin; ölçme ipi; olta ipi; satır, mısra; hudut hattı; seri, dizi; ekvator çizgisi; enlem veya boylam dairesi, mat. eni ve kalınlığı olmayan çizgi, geometrik çizgi; plan, desen, şekil; sıra; kısa mektup, pusula, not; hareket tarzı; fikir silsilesi; hiza; belirli bir cins veya marka mal; tiyatro rol, kısım; vapur şirketi; tarik, yol, hat; ask. savunma hattı, saf, sıra; den. saf halinde yanyana giden gemi kafilesinin meydana getirdigi hat; silsile, sıra; nesep, soy; saha, çığır; meslek, hizmet, meşguliyet; bir pusun on ikide birini teşkil eden ölçü çizgisi; argo kandırıcı sözler, ikna edici sözler. line engraving çizgilerle hakkedilmiş resim kalıbı; tire klişesi. lineofbattle ship eskiden savaş hattı gemisi. line of vision görüş hattı. line squall bora, fırtna. line up sıraya girmek; tarafını tutmak; sıralamak; kıyas etmek,karşılaştırmak. all along the line sıra boyunca bring into line sıraya getirmek. branch line şube hattı, kol: asıl işe ek olarak yapılan ikinci derecede iş. draw the line bir şeyi reddetmek, yapmamak. drawn up in line saf tutmuş. have a line on hakkında bilgi almak, bilgisi olmak. hold the line değişikliğe karşı olmak; telefonu kapatmamak. in line for kazanma ihtimali olan. in line with uygun; bir hizada. in my line kabiliyet veya faaliyet alanımda. main line ana hat, anayol; başlıca iş. on a line aynı hizada, bir sırada. on the line peşin (ödeme). out of line aynı fikirde olmayan; itaatsiz; uyuşmamış. read between the lines yazılı olanından fazlasını okumak, bir yazıdaki kapalı anlamı keşfetmek. the color line beyaz insanların diğer ırklarla aralarında gözettikleri fark. the line ekvator; ordu veya donanma. toe the line bir kanun veya kurala itaat etmek veya ettirmek. What's your line? Ne işle uğraşıyorsunuz?

line

BelirtilmemişBelirtilmemişf. çizgilerle göstermek; altına veya üstüne çizgi çekmek; dizmek, bir sıraya koymak; çizgilerle doldurmak. line up sıraya girmek, sıra meydana getirmek.

line

BelirtilmemişBelirtilmemişf. içine astar koymak, astarlamak; kaplamak; doldurmak.

Line

BelirtilmemişBelirtilmemişHat, Satır

Türkçe :


Resimler :