02/12/2008
Toplam Kelime:178,006

Sozlukcell



Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayimlanmasini istiyorsaniz, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alaninda yayimlayarak link degisimi ile sitenizin ziyaretci kapasitesini hizla arttirabilirsiniz. Link degisimi icin lütfen bizimle irtibata gecin.

Kadromuz

Sitene Ekle

İstatistikler


uzun metraj

 

Online Kullanıcılar:

jaleulutaş ,

 

Son Eklenen İngilizce:

be on cloud nine, be happy, no need to be sad, be bad, be sad, be unhappy, length of life, may god give you a long life, length of days , get the pip, feel blue, be at an end, every, length, hometown, blue streak , high life , group of pals, circle of friends, social circle,

Son Eklenen Türkçe:

arkadaşlık, sonuç, sona ermek, mutluluktan havalara uçmak, sevinçten havalara uçmak, mutluluğun doruklarında olmak, mutlu olmak, mesut olmak, be happy, üzülmeye değmez, mutsuz olmak, mutsuz, mutlu, hayat uzunluğu, ömür süresi, allah uzun ömür versin, uzun ömür, keyfi kaçmak, canı sıkılmak, hüzünlü hissetmek,

Son Eklenen Resimler:

valve bag, mosh, Moshing, bait well, hull, outboard, boottop, accent stripe, Rust Eater, Teak Restorer, roller frame, paint tray, roller cover, extension handle, Tack Rag, hand masker, sanding dust, Shoe Cover, filter retainer, blade holder,

Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA" butonuna basınız.



Kelime Öner
Resim Öner

Aradığımı bulamadım daha detaylı arar mısın?

İngilizce:

let

BelirtilmemişBelirtilmemişf. (let, letting) izin vermek, müsaade etmek; by, through, in ile geçmesine, gitmesine veya gelmesine müsaade etmek; kontrata bağlamak; yardımcı fiil olarak --eyim, -elim, -sin, -sinler (birinci veya üçüncü şahıs emir kipi); kiraya vermek. let alone, let be karışmamak, haline bırakmak. Honesty, let alone honor, was not in him. Şeref şöyle dursun, onda doğruluk namına bir şey yoktu. Let be. Öyle kalsın. Dokunma. Bozma. let blood kan akıtmak, hacamat etmek. let down indirmek; boşa çıkarmak, hayal kırıklığına uğratmak. let down one's hair samimi davranmak (hanımlar). let fall düşürmek. let fly salıverip uçurmak; top veya tüfek atmak. let go bırakmak, koyuvermek; serbest bırakmak. let him down gently yavaş yavaş alıştırarak hayal kırıklığına uğratmak. let in kapıyı açıp içeriye almak. let loose serbest bırakmak (köpek veya deli). let off cezasını affetmek, cezasını hafifletmek, işten çıkarmak; dışarı vermek. let on sırrı başkasına söylemek, sırrı ifşa etmek. let oneself go duygularına serbestçe yol vermek; çekinmeden konuşmak veya gülmek,taşkınlık yapmak. let oneself in anahtar ile kapıyı açıp içeriye girmek. let out dışarıya bırakmak, koyvermek, kaçmasına müsaade etmek; gevşetmek, genişletmek. let slide vazgeçmek, haline bırakmak. let slip kaçırmak, elinden kaçırmak. let the cat out of the bag sırrı meydana çıkarmak. let up yumuşamak, sertliğini kaybetmek. let well enough alone olanla yetinmek. Let x equal 2y. X'in 2y'a eşit oldugunu farze- delim. to let kiralık.

let

BelirtilmemişBelirtilmemişsonek -cik, küçültme ifade eder: kinglet kralcık.

let

BelirtilmemişBelirtilmemişi., eski mania, engel; tenis oyuna başlarken topun hafifçe ağa dokunarak geçmesi, let. without let or hindrance hiç bir engelle karşılaşmadan.

Türkçe :


Resimler :