Toplam Kelime:1,168,017
-
- Son Arananlar :
kick,
papist,
amaryllis,
purpose,
polarimeter,
pusatanlami,
snout,
ispermeçet,
defect in machinery,
fırsat,
puck,
paint,
fakülteli,
fungus,
rotten,
remittance address,
kalem,
serit teorisi,
klişecilik,
filolog,
ıstırap,
fl,
sessizce,
paparazzo,
rhinestone,
brasilia,
neseli,
null balance,
insani,
ön onayı ile,
goy,
kron,
line,
taşıma,
keystone,
spinneret,
spickandspan,
queasy,
uzay,
mastar,
mfg,
Flasör,
geçiş,
duyusal,
beş,
promises,
kökboyası,
loans,
sünepe,
footandmouthdisease,
foocebok,
jerry,
reunite,
kat,
- Son Aradıklarım :
- En Çok Arananlar :
- Reklam
- Faydalı Siteler
- Sıkça Sorulan Sorular
- İletişim
- Kontör Yükle
RSS
-
Giriş
- Sağlayıcı Ekle
Sozlukcell
Kaç Kişi Online:55
Online Kullanıcılar:
Son Eklenenler:
wiretapper,
business manner ,
employment opportunity ,
slowdown in business ,
business boom ,
business contraction ,
the work is about done,
placement bureau,
job hunter,
meeting day,
meeting minutes ,
premeeting preparations ,
conference committee ,
come home,
bitter end,
Society for the Protection of Children,
kidvid,
prophetess,
grass widow ,
misogynist
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| kick | f. tekmelemek, tekme atmak, tekme vurmak, çifte atmak; tepmek (tüfek), seğirdim yapmak; (A.B.D.), k.dili karşı durmak, yakınmak; tekmeleyerek kovmak. kick a goal topa vurup gol atmak. kick against the pricks kendi zararına olarak karşı gelmek. kick around (A.B.D.), k.dili kötüye kullanmak, suiistimal etmek; ihmal etmek; diyar diyar dolaşmak; düşünup taşınmak. kick at tekme vurmak. kick back geriye tepmek (tüfek); (A.B.D.),( argo) rüşvet vermek, rüşvet olarak pay vermek. kick off Amerikan futbolunda topu tekmeleyerek oyuna başlamak; (A.B.D.), (argo) ölmek. kick the bucket (argo) nalları dikmek, ölmek. kick the habit( A.B.D.),( argo) uyuşturucu madde tiryakiliğinden vazgeçmek. kick up (A.B.D.), (argo) kışkırtmak. kick up one's heels kendini zevke vermek, eğlenceye dalmak. kick up a row (argo) kavga çıkarmak. |
| kick | i. tekme;(A.B.D.), k.dili karşı gelme, yakınma, şikayet;(A.B.D.), (argo) kuvvet, sertlik (içki), kamçılama etkisi (uyuşturucu madde); (A.B.D.), (argo) heyecan, zevk; (A.B.D.),(argo) kuvvet, enerji çeviklik, şevk; (A.B.D.),( argo) merak, heves; seğirdim, tüfeğin geri tepmesi; topa vurma. free kick frikik, serbest vuruş. get a kick out of zevk almak. It gives me a kick Hoşuma gidiyor. |
Türkçe :