Toplam Kelime:1,167,561
-
- Son Arananlar :
ice,
ana makina,
h,
izinli,
puting,
geodetic,
changeover,
ploy,
autonomous republic,
denizde yaşayan bakteriler,
ENTRAP,
flue,
tavuk yastığı,
adli,
sahici,
paddock,
demobilise,
hırsızlık,
ilan,
squash,
dikmek,
nosedive,
zion,
vicissitudes,
rüsum,
yummak,
mensal,
ezmek,
rickets,
pisciculture,
okullar,
misremember,
- Son Aradıklarım :
- En Çok Arananlar :
- Reklam
- Faydalı Siteler
- Sıkça Sorulan Sorular
- İletişim
- Kontör Yükle
RSS
-
Giriş
- Sağlayıcı Ekle
Sozlukcell
Son Eklenenler:
Radio and Television Supreme Court,
simulcast,
telethon,
live television coverage,
home station,
television ban,
televised chat,
telecine,
televised speech,
physical theraphy clinic,
physiotheraphy,
teleselling,
dial up connection,
busy signal,
shared line,
ex directory,
give me a buzz,
telephone subscriber,
directory number,
long distance call
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| ice | i., f. buz; dondurma; meyvalı dondurma; buza benzer şey; pasta üstü için krema; argo pırlanta; f. dondurmak; içine buz koymak, buzda soğutmak; pasta üzerine şekerli krema sürmek; A.B.D., argo öldürmek. ice age buzul devri. ice ax dağcıların kullandıkları buz baltası. ice cream dondurma. ice creeper kaymamak için ayakkabıların altına konan sivri uçlu demir, buz nalçası. ice field denizde yüzen büyük buz kitlesi. ice floe denizde yüzen ufak buz kitlesi; deniz buzulu. ice hockey buz hokeyi. ice ma- chine buz yapma makinası. ice pack kutup denizlerinde küme halinde bulunan iri buz parçaları; buz torbası. ice pick buz kıracağı. ice plant buzhane, buz fabrikası; buz otu, buz çiçeği, bot. Mesembryanthemum crystallinum. ice point O°C. ice sheet bir kıtayı örtecek kadar büyük buz kitlesi. ice storm yağmuru yağar yağmaz donduran fırtına. break the ice resmiyeti gidermek, havayı yumuşatmak; ilk defa bir işe girişmek. camphor ice kâfurla yapılmış merhem. cut no ice A.B.D., k.dili önem veya etkisi olmamak. on ice A.B.D., argo yedekte; sonucu lehte olacağı şüphesiz. on thin ice çok nazik veya müşkül bir durumda. iced s. buzlu, buzla kaplanmış; üzerine krema sürülmüş (pasta, kek). |
Türkçe :