Toplam Kelime:1,167,044
-
- Son Arananlar :
hole,
accursed,
alps,
equity,
emtia,
oceanography,
good standing,
supper,
kaya dolgu [tip] dalgakiran,
yorum,
tibet sığırı,
korunaklı alan; kara alanı,
Dosya Aktarımı,
viburnum,
hesap cetveli,
tokat,
equinoctial,
tıraşsız,
uyuÅŸmak,
breath,
catalist,
özetlemek,
DTA,
dnk ocuk deilim,
leaven,
pisciculture,
milliary,
çýkýt,
pardösü,
sinmek,
Stakeholder,
fahri,
wench,
- Son Aradıklarım :
- En Çok Arananlar :
- Reklam
- Faydalı Siteler
- Sıkça Sorulan Sorular
- İletişim
- Kontör Yükle
RSS
-
Giriş
- Sağlayıcı Ekle
Sozlukcell
Son Eklenenler:
As of now,
nit-picking,
necessary evil,
non-event,
up to the minute,
maiden voyage,
broken voyage,
down and out,
dice with death,
curtains for,
choc ice,
sweep the board,
turn beetroot,
arrears,
above and beyond,
markup percentage,
pay rise,
talk big,
sleezebag,
shades
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| hole | (i)., (f). delik; boşluk; çukur; magara, in; in gibi yer; hücre; karanlık ve pisyer; kusur; (k).dili güç durum, zorluk; (f). delik açmak; iki maden damarını birleştirmek için dehliz açmak. hole out golfta topu deliğe düşürmek. hole up saklanmak; dünyadan çekilmek. a swimming hole çay veya ırmakta yüzmeye elverişli yer. The money is burning a hole in my pocket. Para batıyor bana. Harcamak istiyorum. crawl into one's hole köşesine çekilmek; utanmak. in a hole müşkül mevkide, güç durumda. in the hole (k).dili borçlu; para kaybetmiş durumda. make a hole in büyük bir kısmını sarfetmek. pick holes in kusur bulmak, ince eleyip sık dokumak. square peg in a round hole mevkiine uygun olmayan kimse. holey (s). delikli. |
| hole | çukur |
Türkçe :