Toplam Kelime:1,168,015

Sozlukcell

uzun metraj

 

Online Kullanıcılar:

mascix

 

Son Eklenenler:

business manner , employment opportunity , slowdown in business , business boom , business contraction , the work is about done, placement bureau, job hunter, meeting day, meeting minutes , premeeting preparations , conference committee , come home, bitter end, Society for the Protection of Children, kidvid, prophetess, grass widow , misogynist , misogyny

Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata geçin.

Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA" butonuna basınız.



Kelime Öner
Resim Öner

İngilizce:

ground(s.), (bak.) grind. ground glass buzlu cam; cam tozu.
ground(i.) yeryüzü; yer, zemin; toprak; meydan, saha, arsa; mesafe, yer; denizin dibi, dip; mebde, prensip; kabartma iş yapılacak düz satıh; maden levha üstüne sürülen ve işlenmeyecek kısımları muhafaza eden yapışkan terkip; (elek.) toprak. ground ball beysbol yere sürtünerek giden top. ground bass (müz.) en kalın sesle tekrarlanan melodi. ground cover toprağa yakın yetişen kalın bitki örtüsü. ground crew hava meydanı tayfası. ground floor zemin katı. ground hog Amerikada bir çeşit dağ sıçanı. ground hog day 2 şubat. ground ice suyun dibinde meydana gelen buz. ground ivy yer sarmaşığı. ground line resimde alt çizgi, ön çizgi. ground pine kurdayağı, (bot.) Lycopodium; kurtluca, meşecik, (bot.) Ajuga chamaepitys. qround plan bir binanın zemin planı. around plate toprak levhası. ground rent arsa kirası. ground speed (hav.) yer sürati. ground swell soluğan. ground water yeraltı suyu. ground wire (elek.) toprak teli. ground zero bombanın patladığı yer. above ground yeryüzünde; meydanda. break ground tarla sürmek; yeni bina için yere ilk kazmayı vurmak, temel atmak; işe başlamak. cover ground yol almak; konuya değinmek. cut the ground out from under one's feet (colloq.) ayağını kaydırmak, delillerini çürütmek. down to the ground her hususta, tamamen. from the ground up temelinden, tamamen. gain ground ilerlemek; iyileşmek; mesafe katetmek. get in on the ground floor A.B.D., (k.dili) temelden katılmak, bir işe yeni başlandığında katılmak. give ground ricat etmek, çekilmek. hold one's ground, stand one's ground durumunu devam ettirmek, ayak diremek. into the ground gereğinden fazla, dayanılmayacak kadar. Iose ground gerilemek, fenalaşmak rağbetten düşmek. off the ground harekette. on good grounds iyi sebeplere dayanan. on one's home ground kendi bilgi alanında. on the grounds of sebebiyle, -e dayanarak. rising ground yokuş, bayır.
ground(f.) temel üzerine kurmak, esaslı bir şekilde yapmak; esaslı şekilde öğretmek; resme zemin boyası vurmak; yere oturtmak, karaya oturtmak (gemi); (elek.) toprağa bağlamak; temeli olmak; yere konmak; (hav.) pilotun uçmasma izin vermemek. ground arms silahı yere dayamak.
groundtemellendirmek

Türkçe :


 

 

dictionary

ingilizce sözlük

turkish english dictionary

online dictionary

Sozlukcell.Com | Türkiye'nin Sözlükcell Boyutu | ground