fetch | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | (f)., (i). alıp getirmek, getirmek; gelir sağlamak, hasılat getirmek; (k).dili memnun etmek; (h). dili vurmak (darbe); (den). volta vurmak; limana varmak; (i). alıp getirme; uzanıp alma; mesafe; hile, (colloq). dolap. fetch a compass (den). bir devir yapmak, dolaşmak. fetch and carry öteye beriye koşuşup iş görmek. fetching (s)., (k).dili cazibeli, çekici, alımlı. |
fetch | BelirtilmemiÅŸ | BelirtilmemiÅŸ | kabarma |