Kaç Kişi Online:378
Kullanıcı Adedi:558
Online Kullanıcılar:
Son Eklenenler:
well- timed,
spare the time ,
Dealers meeting,
göz atmak,
wiretapper,
business manner ,
employment opportunity ,
slowdown in business ,
business boom ,
business contraction ,
the work is about done,
placement bureau,
job hunter,
meeting day,
meeting minutes ,
premeeting preparations ,
conference committee ,
come home,
bitter end,
Society for the Protection of Children
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| drop | (i). damla, katre; az miktarda herhangi bir şey, bir yudum içki; (ecza). damla; damlaya benzeyen herhangi bir şey damla şeklinde küpe; akide şekeri; pastil; düşme sukut; asma tiyatro perdesi, pano; düşüş uzaklığı; sarp yamaç; (ask). paraşütle atlama, paraşütle bir defada atlayan asker sayısı. dropforge (f). şahmerdan ile kalıpta basmak. drop hammer (mak). şahmerdan. drop kick futbol top düşüp yere dokunduktan sonra yapılan vuruş. dropleaf table açılır kapanır kanatları olan masa. droplight (i). alçaltılıp yükseltilebilen asılı lamba. dropout (i)., (A.B.D)., Kanada devam mecburiyeti bittikten sonra okuldan ayrılan öğrenci. dropoff (i). azalma, eksilme; dik iniş. a drop in a bucket devede kulak. He's had a drop too much. içkiyi fazla kaçırmış. at the drop of a hat işaret verilince, hemen, istekle. get veya have the drop on atik davranarak birinden evvel silâh çekmek; üstünlük kazanmak, daha iyi şartlar altında bulunmak. droplet (i). damlacık. |
| drop | (f). (ped veya -t, ping) damlatmak; elinden bırakıp düşürmek; serpmek; yol vermek, salıvermek, bırakmak; yazıda, örgüde satır veya ilmik atlamak; indirmek, geride bırakmak; damlamak; düşmek, birdenbire inmek; düşüp ölmek, ölü gibi düşmek; argo kumarda para kaybetmek; (hayvan) doğurmak. drop astern geri kalmak. drop a brick argo pot kırmak. drop a hint bile bile ağzından kaçırmak, imada bulunmak, dokundurmak, isteyerek söylemek. drop a line iki satır yazıvermek, pusula göndermek; piyeste söyleyeceğini unutmak. drop a remark kasten söylemek, farkında değilmiş gibi söylemek. drop asleep uyuyakalmak. drop behind geri kalmak. drop down düşmek, yıkılmak; akıntı ile gitmek. drop in uğramak. drop off düşmek, azalmak (sayıca), eksilmek; uykuya dalmak. drop on one's knees diz çökmek. drop one's h's ''h harfini söylememek. drop out ayrılmak (üyelikten), çıkmak; okula devam etmemek. dropper (i). damlalık. |
| Drop | Damla |
Türkçe :