Toplam Kelime:1,168,023
-
- Son Arananlar :
drag,
Air - Born Particulate,
sineklik,
tıklamak,
fak yu,
falsity,
beşeri ortam,
exophthalmic,
unfit,
navigation,
mutual,
oradan,
ürün, verim, kazanç,
izan,
yan taraf,
hani,
güvenlik mülahazalari,
by,
gourmandise,
mitual,
saturdey,
peduncle,
warren,
boykot etmek,
sentinel,
hal,
prerequisit,
mild,
king of love,
a matter of life and death,
dalli,
foocebook,
haşere,
opportunites,
tarçın,
- Son Aradıklarım :
- En Çok Arananlar :
- Reklam
- Faydalı Siteler
- Sıkça Sorulan Sorular
- İletişim
- Kontör Yükle
RSS
-
Giriş
- Sağlayıcı Ekle
Sozlukcell
Kaç Kişi Online:713
Kullanıcı Adedi:556
Online Kullanıcılar:
Son Eklenenler:
Dealers meeting,
göz atmak,
wiretapper,
business manner ,
employment opportunity ,
slowdown in business ,
business boom ,
business contraction ,
the work is about done,
placement bureau,
job hunter,
meeting day,
meeting minutes ,
premeeting preparations ,
conference committee ,
come home,
bitter end,
Society for the Protection of Children,
kidvid,
prophetess
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| drag | (f). (ged, ging) sürüklemek, sürümek, çekmek; taramak, tesviye etmek (toprak); (den). suyun dibini çengel veya ağ ile taramak, yoklamak; taş yontmak; sürüklenmek, sürünmek; geride kalmak. drag an anchor (den). demir taramak. drag in (konu ile ilgili olmayan bir sözu) lafın arasına sokmak, konuya dahil etmek. drag on sürmek, devam edip gitmek. drag one's feet (A.B.D). (k.dili). kasıtlı olarak yavaş hareket etmek veya çalışmak. drag out uzatmak, uzamak. |
| drag | (i). sürükleme; sürüklenen şey ağır hareket; tarla tırmığı; (den). suyun dibini taramaya mahsus çengel veya ağ takımı; engel, mâni; havanın aerodinamik direnci; rüzgârın geri itme kuvveti; (sigarada) bir nefes; (k.dili). sıkıcı kimse veya şey; (argo). , (slang). piston. dragnet (i). bir şey bulmak veya yakalamak için suyun dibinde ya da tarlada gezdirilen ağ; suçluyu yakalamada uygulanan plan veya sistem. drag rope (i). bir şeyi çekmek için kullanılan ip. drag race (A.B.D). (k.dili)., oto kısa mesafeli araba yarışı. drag strip (A.B.D)., (k.dili). , oto kısa mesafeli araba yarışlarına elverişli yer. |
| drag | sürükleme |
Türkçe :