05/12/2008
Toplam Kelime:178,381

Sozlukcell



Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayimlanmasini istiyorsaniz, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alaninda yayimlayarak link degisimi ile sitenizin ziyaretci kapasitesini hizla arttirabilirsiniz. Link degisimi icin lütfen bizimle irtibata gecin.

Kadromuz

Sitene Ekle

İstatistikler


uzun metraj

 

Online Kullanıcılar:

hayvanAdam , opakdil ,

 

Son Eklenen İngilizce:

have the last word, blunderer, pot, as long as I live, as so long as, so long as, as long as, life line, station in life, life pattern, way of life, life style, at full length , manner of life , go to great lengths, go to any length, go to all lengths, in the prime of life, prime of life, lead a life of pleasure ,

Son Eklenen Türkçe:

pot kıran, pot, rastgele ateş edip öldürmek, sosyal statü, sosyal mevki, sosyal durum, hayat tarzı, yaşam biçimi, her çareye başvurmak, hayatının baharında, hayatın en güzel devresi, zevk ve sefa sürmek, aslının aynıdır, titiz müşteri, pozitif ilim, pozitif bilim, kesin hüküm, kesinleştirmek, kesin olmak, sınırsız izin,

Son Eklenen Resimler:

valve bag, mosh, Moshing, bait well, hull, outboard, boottop, accent stripe, Rust Eater, Teak Restorer, roller frame, paint tray, roller cover, extension handle, Tack Rag, hand masker, sanding dust, Shoe Cover, filter retainer, blade holder,

Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA" butonuna basınız.



Kelime Öner
Resim Öner

Aradığımı bulamadım daha detaylı arar mısın?

İngilizce:

break

BelirtilmemişBelirtilmemişf kırmak, parçalamak; ihlâl etmek, riayet etmemek, uymamak (kanuna); bir yerini kırmak, yaralamak; bozmak, araya girmek; sona erdirmek, bitirmek; nüfuz etmek, içine girmek; iflâs ettirmek; bozdurmak (para); kaçmak, firar etmek; elek. devreyi bozmak, devreyi kapatmak; parçalanmak, kırılmak; kopmak (fırtına): kesilmek; birdenbire yön değştirmek; fırlamak; ilgisi kesilmek; sudan fırlamak (balık); top atmak, iflâs etmek. break bread yemek yemek; yiyeceği birlikte paylaşmak. break down işlemez hale gelmek; ruhen yıkılmak; kendinden geçmek; itiraf etmek; teslim olmak; yıkmak; tahlil etmek, kısımlara ayırmak; kısımlara ayrılmak. break a fall düşüşü hafifletmek. break ground inşaatın ilk kazısını yapmak; başlangıç yapmak. break a habit kötü alışkanlıktan kurtulmak. break in zorla girmek; lafa karışmak; araya girmek; alıştırmak. break into tecavüz etmek, zorla girmek. breaka journey seyahate aravermek. break the law suç işlemek, kanuna karşı gelmek. break the news haber getirmek; alıştıra alıştıra haber vermek. breakoff kırılıp ayrılmak; birdenbire durmak; ilişiğini kesmek. break open kırmak, zorla açmak. break out zuhur etmek, patlak vermek; tıb dökmek (sivilce, kızamık v.b.); (hapishane v.b.'den) firar etmek. break out in song birdenbire şarkı söylemeye başlamak. break a promise sözünden vaz geçmek. break a record rekor kırmak. break a strike grevi dağıtmak. break up dağılmak; dağıtmak; bozuşmak; (argo) kendini tutamayıp gülmek. break a will huk. vasiyetnameyi bozmak. break wind yellenmek, osurmak. break with ilgisini kesmek.

break

BelirtilmemişBelirtilmemişkırık, çatlak, aralık, açıklık, fasıla; atılma; kaçış; ani kesiş, ani düşüş; az bir miktar, parça, kısım; k.dili fırsat, şans; k.dili gaf, pot; elek. devrenin bozulması, devrenin kapanması; cazda solo bölüm; borsada ani fiyat düşüşü; matb. paragraflar arasındaki fasıla; matb., çoğ. bir metinden bazı kısımların atlandığını gösteren noktalar(...). a bad break fena bir pot, şanssızlık. the break of day günün ağarması.

break

BelirtilmemişBelirtilmemişara

Türkçe :


Resimler :