bail | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | (i)., (f)., (huk). kefil; kefalet; kefalete bağlanma; kefaletle tahliye; tahliye için kefalet, teminat; (f). bir kimseye kefalet ederek tahliyesini temin etmek; mevkufu kefile teslim etmek; emanet etmek, tevdi etmek, sorumlu olmak. bail bond kefaletname. bail out kefalet ödeyerek tahliye ettirmek. go bail ABD, argo kefalet etmek. |
bail | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | (i)., (f). kayıktan su boşaltmaya mahsus tas; çember kulp, halka; tente desteği; ahır bölmesi; kriket oyununda kullanılan çubuk; (f). kayığın suyunu boşaltmak. bail out tayyareden paraşütle atlamak. bailer (i). kayığın suyunu boşaltan kimse; (kriket) sipere vuran top; (huk). bir kimseye emanet para veren kimse. |