İngilizce Sözlük

zaruret

Klavye

Türkçe

  1. zaruret:want Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. zaruret:distress Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. zaruret:destination Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. zaruret:exigency Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. zaruret:essentiality Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. zaruret:indispensability Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  7. zaruret:ineluctability Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. zaruret:vitalness Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. zaruret:absolute must Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. zaruret:absolute necessity Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  11. zaruret:extreme poverty Genel,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Kelime Öner

Son eklenenler

kıvcı, itimil, chocolate, paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam, annem, kızım,

En son Arananlar

only, personal services, Message Handling System, bobstay, adamant, march, getup, Erkek arı., hubble-bubble, bir demiryolu sisteminin ana yolu ile birleşen kısa bir yan/tali yol, involute, distress, information, talker, protect, despise, efficacy, erode,  korunaklı suda veya yanaşma yerinde fırtına, coagulum, zaruret,

Sosyal