weigh | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | f. tartmak; tetkik etmek, duşünmek, ölçünmek, aklında tartmak; ağırlığında olmak; itibar edilmek. weigh anchor den. demir almak, vira etmek. weigh down yüklemek, yük altına koymak; omuzlarını çökertmek; ağırlık koyup bastırmak; bel vermek; kederlenmek. weigh in uçağa binmeden önce bagajı tarttırmak; at yarışı sonunda tartılmak (cokey); boks maçından evvel tartılmak. weigh out tartıp ayırmak, ölçüye göre hazırlamak; at yarışından önce tartılmak (cokey). weigh one's words sözlerini tartarak konuşmak. weighing ma- chine kantar, baskül. weigh able s. tartı labilir, tartıya gelir. |
weigh | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i. yol under weigh harekette, yolda. |