İngilizce Sözlük

stir up

Klavye

English

  1. stir up:ayağa kaldırmak Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. stir up:başlatmak Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. stir up:coşturmak Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. stir up:çırpmak Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. stir up:galeyana getirmek Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. stir up:heyecanlandırmak Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  7. stir up:karıştırmak Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. stir up:kışkırtmak Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. stir up:körüklemek Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. stir up:sebep olmak Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  11. stir up:tahrik etmek Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  12. stir up:teşvik etmek Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  13. stir up:uyandırmak Tıp,Soru beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Kelime Öner

Son eklenenler

itimil, chocolate, paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam, annem, kızım, oğlum,

En son Arananlar

püskül, demet, öbek, küme, zorla yürütmek, hatip, Sen de kim oluyorsun, geçer akçe, Eklem çevresine uygulama, ria, kalakalmak, empyema, Karıştırma (bir şeyin saflığını bozacak şekilde), çerez, qualified, Eklembacaklılarda kitin yada kireçten oluşmuş sert kabuk parçası, sklerite., tahkim, frockcoat, spiker, Ekonometri, effort, efficiently, hydrostatics, stir up,

Sosyal