Toplam Kelime:1,167,044
-
- Son Arananlar :
split,
discophile,
Iz Araligi,
Ball Bearing,
Nebulizör süspansiyonu için toz,
step-type wave gage,
tefrik etmek,
tomtom,
how-to-do-it book,
araştırma botu,
shibboleth,
Toksikofarmakolojik belgeleme,
Mühendislik Gelisim Modeli,
bird-dog,
maximum mast height,
pee,
kordon yeşillik zonu,
bevel,
ertan,
Sleeploitation,
telkin etmek,
Bütünlük, Dogruluk,
(Bkz. Anterior) Ön taraftaki, ön. ,
container,
(Çevre) alfa azalımı,
cismani,
çok üzgün,
weary,
Inspection (of hive) ,
İndigenous race ,
oylanmak,
upshot,
too,
İntrakranial ,
attribute to,
üstümden kalsın,
kapma,
- Son Aradıklarım :
- En Çok Arananlar :
- Reklam
- Faydalı Siteler
- Sıkça Sorulan Sorular
- İletişim
- Kontör Yükle
RSS
-
Giriş
- Sağlayıcı Ekle
Sozlukcell
Son Eklenenler:
As of now,
nit-picking,
necessary evil,
non-event,
up to the minute,
maiden voyage,
broken voyage,
down and out,
dice with death,
curtains for,
choc ice,
sweep the board,
turn beetroot,
arrears,
above and beyond,
markup percentage,
pay rise,
talk big,
sleezebag,
shades
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| split | f. (split, ting) yarmak, ortasından ayırmak, çatlatmak; hiziplere ayırmak; dağıtmak: bölmek; paylaşmak, bölüşmek. split hairs kılı kırk yarmak. split one's sides gülmekten kasıkları çatlamak, kahkahadan yerlere yatmak. split off yarılmak parçalanmak; bölünmek; ayrılmak; kopmak. split the difference ortalama bir rakamda anlaşmak. split up bölüştürmek; ayrılmak, bozuşmak. |
| split | i., s. yarık, çatlak; bozuşma, ayrılık; bölünme; kıymık, ufak parça; sepetçilikte kullanılan ağaç tiriz; küçük şişe (içki); muzla yapılmış dondurmalı tatlı; bir bacağı öne öbürünü arkaya uzatarak yapılan akrobasi hareketi; s. ayrılmış; kırık, çatlak, yarık. split level house odaları değişik seviyelerde olan ev. split peas kırık bezelye. split personality psik. bölünmüş şahsiyet; şizofrenik kişi. split pulley birbirinden ayrılabilen iki parçadan ibaret makara. split second an, lahza. |
Türkçe :