Toplam Kelime:1,167,206
-
- Son Arananlar :
sell,
hypertrophy/1red,
connector,
alee,
gümrüksüz,
PUSHOUT 9,
sinecure,
maskara,
tango,
snuggery,
maximite,
dus,
hibachi,
ayarlama,
kolay lokma,
dislocate,
science,
dahe,
strigose,
dişeti,
depose,
Envanter Gezinti grubu,
diposal,
platelet,
solma,
indohittite,
micro,
pest,
kiralayan,
entel,
rood,
zayiçe,
galosh,
nouseous,
shtick,
- Son Aradıklarım :
- En Çok Arananlar :
- Reklam
- Faydalı Siteler
- Sıkça Sorulan Sorular
- İletişim
- Kontör Yükle
RSS
-
Giriş
- Sağlayıcı Ekle
Sozlukcell
Son Eklenenler:
ear stick,
mouthwash,
landless,
never more,
press baron,
rate of return,
senescent,
tippex,
time consuming,
authorise,
fashionista,
duvet day,
yaşlı bakımı,
domestic partner,
squeeqee merchant,
conjoined twins,
deplane,
unplugged,
smiley,
talk trash
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| sell | f., (sold) i. satmak; satışıyle meşgul olmak; satışım artırmak; k.dili beğendirmek; (argo) aldatmak, kazıklamak; satılmak; satışta rağbet görmek; beğenilmek; i. hile, aldatma, oyun. sell like wildfire çok satılmak, kapışılmak. sell off her şeyini satıp bitirmek, tasfiye etmek, elden çıkarmak. sell out hissesini satmak, bütün malını satmak; (argo) şahsi çıkar için ele vermek, satmak. sell short henüz elde olmayan malı ileride teslim etmek üzere satmak; itimatsızlık göstermek; desteklemek. sell up İng. borçlunun malını satıp parasını almak. |
Türkçe :