01/12/2008
Toplam Kelime:177,786

Sozlukcell



Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayimlanmasini istiyorsaniz, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alaninda yayimlayarak link degisimi ile sitenizin ziyaretci kapasitesini hizla arttirabilirsiniz. Link degisimi icin lütfen bizimle irtibata gecin.

Kadromuz

Sitene Ekle

İstatistikler


uzun metraj

 

Online Kullanıcılar:

rigormurat ,

 

Son Eklenen İngilizce:

group of pals, circle of friends, social circle, group of friends, look for a friend, homeboy, cobber, mate, feller, fella, entourage, friendless, at every level, field of art, bosom friend, workmate, party animal, cooperator, workfellow, side partner,

Son Eklenen Türkçe:

dolambaçlı yol, arkadaş ortamı, arkadaş grubu, arkadaş çevresi, arkadaş aramak, arkadaş, kız evlat, dostu olmayan, arkadaşı olmayan, dostsuz, arkadaşsız, sonuçlandırmak, kanka, kanki, mesai arkadaşı, iş arkadaşı, mektup arkadaşı, iyi arkadaş, eski arkadaş, arkadaş bulmak,

Son Eklenen Resimler:

valve bag, mosh, Moshing, bait well, hull, outboard, boottop, accent stripe, Rust Eater, Teak Restorer, roller frame, paint tray, roller cover, extension handle, Tack Rag, hand masker, sanding dust, Shoe Cover, filter retainer, blade holder,

Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA" butonuna basınız.



Kelime Öner
Resim Öner

Aradığımı bulamadım daha detaylı arar mısın?

İngilizce:

see

BelirtilmemişBelirtilmemişi. piskoposluk. Holy See Papalık.

see

BelirtilmemişBelirtilmemişf. (saw, seen) görmek; anlamak, farkına varmak; bakmak, dikkat etmek; görüşmek, kabul etmek; tecrübesi olmak, tecrübe ile öğrenmek; geçirmek. see about icabına bakmak, bir yolunu bulmaya çalışmak. see a thing through bir işi başarmak, tuttuğunu koparmak. see daylight güç bir durumdan kurtulmayı sağlayacak ilk çareyi görmek. see double şeşi beş görmek, biri iki görmek. see eye to eye aynı fikirde olmak, her hususta anlaşmak. see into nüfuz etmek, kavramak. see in the New Year yeni yılı karşılamak. see life tecrübelerle hayatı anlamak. see one off geçirmek, yolcu etmek, uğurlamak. see one out birini kapıya kadar geçirmek. see one's way çaresini bulmak. see one through birine sıkıntısını atlatana kadar yardım etmek. see red çok öfkelenmek, gözünü kan bürümek. see service hizmet görmek. see something out bir şeyi sonuna getirmek, bitirmek. see stars başına vurulma sonucunda gözünün önünde yıldızlar uçuşmak. see the doctor doktora görünmek. see the light bir şeyin aslını anlamak. see through one bir kimsenin zihninden geçenleri keşfetmek. see to it icabına bakmak. See ya! (argo) Baybay ! See you later şimdilik Allah'a ısmarladık. Görüşürüz. As far as I can see. Bana kalırsa. It has seen better days Artık eskidi. Let me see. Bakayım. Dur bakalım. Düşüneyim. This much food will see us through this journey. Bu kadar yemek bu seyahati çıkarır. You see... yani, işte; Gördün mü?

Türkçe :


Resimler :