03.9.2010
Toplam Kelime:218.564
-
- Son Arananlar :
sea,
eski dil,
replevin,
favour,
domain,
bilincinde olarak,
heinous,
gemi,
clapper,
anchusa,
Midget,
bonne,
tafra,
display,
tırmalamak,
çelikleme,
alabanda,
şimdilik hoşçakal,
imtina etmek,
to face the music,
old habits die hard,
are you in?
- Son Aradıklarım :
bait well,
vagon restoran,
be institutionalized,
bir sitenin ana sayfası,
cake shop,
ağır vasıta,
Rust Eater,
bar ve kulüpleri dolaşan sosyete grubu,
balance sheet,
giydiren kimse,
coffee stall,
güneşte esmerleşme,
hash mark,
passive network,
pastry shop,
heavy duty truck,
iyi giyinen kimse,
accent stripe,
dry season,
chest of drawers,
anket doldurmak,
mutfak rafı,
tabaklık,
müesseseleşmek,
pasif şebeke,
askere verilen hareket emri,
heavy duty lorry,
şekerci dükkanı,
keman çalmak,
Kızılderili,
dental concrete,
savurmak,
debonairness,
gelecek için saklamak,
equipment,
relief work,
boottop,
authorized dealer,
luxury consumption,
sermaye arttırımı,
zeus,
motor ayarı,
tuckshop,
kill,
distribution,
aging,
kebapçı,
misk sıçanı,
pull oneself together,
allocate,
relative density,
putperestlik,
araba şasisi,
soothsay,
siyah kuş üzümü,
dissipation,
balıksırtı,
malice,
tension,
ihtiyacı karşılamak,
favor,
farkına varmak,
saved by the bell,
rebec,
supply,
toplam yüzde,
pedicab,
pupil,
save one's breath,
human rights decleration,
successfulness,
eş değer derin deniz dalgaları,
çekilme,
şişelenmek,
low tide,
support,
drinking,
paçayı sıyırmış,
swoop,
issuance,
yüksek kabartma,
machine part,
contiguous,
ölmezlik,
rude,
çenesini yormamak,
down,
çıma,
düğüm,
seyyar , çevik,
ataman,
divulgation,
defence art,
snail,
white slave traffic,
kalıcı hale getirmek,
easer,
demograf,
likable,
cooking pan,
withholding tax,
pekitmek,
göstermek,
dation,
matured liability,
tepinmek,
arz ve talep kanunu,
dağıtılma,
tirelemek,
cession,
balkan,
valve bag,
nervous,
newly weds,
revealment,
backspin,
patriotism,
yah,
disbandment,
poetry,
suburbia,
taupe,
evin direi,
herkes bilsin ki,
gel-git bariyeri,
meşin,
çok üzgün,
selenium,
kopya kağıdı,
coming,
top of slope,
sweetshop,
çiftleştirmek,
equipping,
gelenek,
açıt yanağı,
princely,
putdown,
save something for a rainy day,
özellik taşımak,
büyük baba,
fetid, foetid,
baraj,
ilinek,
teksif,
disclose,
az mücessem kabartma,
kötü günler için saklamak,
hull,
captivate,
av fisek fabrikasi,
depo kapasitesi,
just a little,
kötü durumdan sıyrılmış,
silahı doğrultmak,
law of supply and demand,
sweety,
bir makamı işgal etmek,
dotation,
institutionalize,
kaba şaka yapmak,
imtina etmek,
alabanda,
çelikleme,
display,
tafra,
bonne,
anchusa,
clapper,
gemi,
domain,
favour,
sea,
- En Çok Arananlar :
- Reklam
-
RSS
-
Giriş
-
Sağlayıcı Ekle
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link degişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link degişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Son Eklenen İngilizce:
old habits die hard,
leave sth under one's responsibility,
break new ground,
var mısın,
don't take the trouble to do sth,
Not knowing ain't a shame whereas not learning is. ,
current account,
checking account,
certificate of mastership,
certificate of foremanship,
incarcerate,
medieval,
odiferous,
parma violet,
grind one's teeth,
hold one's peace,
direct object,
indirect object,
Nothing doing,
want to,
Son Eklenen Türkçe:
huyum kurusun,
uhdesinde bırakmak,
ilklere imza atmak,
are you in?,
zahmet etmeyin,
bilmemek değil öğrenmemek ayıp,
vadesiz hesap,
ustalık belgesi,
kalfalık belgesi,
volkanizma,
ibret,
saygılarımla,
avundurmak,
devir bakiyesi,
askerlik durum belgesi,
farkına varmak,
felakete ne kadar yakın olduğumuzun farkına cardık,
kızlığını almak,
kızlığını bozmak,
Bu pezevenk ihtiyar köyde birçok kızın kızlığını bozdu,
Son Eklenen Resimler:
dental concrete,
myosis,
peephole,
clapper,
Kızılderili,
gemi,
Chizzler,
pedicab,
hash mark,
balance sheet,
valve bag,
mosh,
Moshing,
bait well,
hull,
outboard,
boottop,
accent stripe,
Rust Eater,
Teak Restorer,
Online Kullanıcılar:
İstatistikler
Aradığımı bulamadım daha detaylı arar
mısın?
İngilizce:
sea | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i. deniz; derya, umman, okyanus; dalga; deniz gibi geniş olan herhangi bir şey. sea anchor deniz demiri. sea anemone deniz şakayığı, zool. Actiniaria. sea bream izmarit, zool. Smaris alcedo; istrongilos, çipura. sea breeze denizden esen rüzgar, imbat, meltem. sea captain kaptan., süvari. sea chest gemici sandığı. sea cock den. deniz musluğu. sea cow denizayısı, deniz perisi, zool. Trichechus manatus. sea cucumbers denizhıyarları, zool. Holothuriae. sea dog fok, ayıbalığı; kurt denizci. sea elephant en iri cins ayıbalığı, deniz fili. sea eryngo keçisakalı, bot. Eryngium maritimum. sea fight deniz savaşı. sea foam denizköpüğü, lületaşı. sea food deniz ürünü, sea front sahil. sea green mavimsi yeşil, camgöbeği. sea gull martı. sea horse denizaygırı, zool. Hippocampus. sea kale. deniz lahanası. sea lawyer k.dili safsatacı ve daima kusur bulan gemici. sea legs fırtınalı havalarda güvertede dolaşabilme kabiliyeti. sea lettuce denizmarulu, bot. Ulva lactuca. sea level deniz seviyesi. sea lilies denizlaleleri, bot. Crinoidea. sea lion Buyük Okyanus'a mahsus iri ayıbalığı. sea mew martı. sea mile deniz mili. sea monster deniz canavarı. sea moss deniz yosunu; yosuna benzer deniz hayvanı; yeşil rengin birkaç tonu. sea nettle denizısırganı. sea onion adasoğanı, bot. Urginea maritima. sea ooze okyanus dibinde bulunan kemiksi çökelti. sea power donanması güç1ü devlet. sea purse köpekbalığı yumurtasının sert kabuğu. sea robin kırlangıç balığı, zool. Trigla. sea room deniz sahası, manevra sahası. sea rover korsan veya korsan ge misi. sea salt deniz tuzu. sea serpent deniz yılanı, efsanevi bir deniz ejderhası sea urchin denizkestanesi. sea wall deniz sularının basmasına engel olan duvar veya set. a heavy sea kaba dalga, fırtınalı deniz. arm of the sea körfez. a sea of faces insan kalabalığı. at sea denizde; saşkına dönmüş. by sea and land hem denizden hem karadan. follow the sea gemici ol mak. go to sea denizci olmak; deniz yol culuğuna çıkmak. half seas over sarhoş. inland sea iç deniz. on the high seas açık denizlerde, enginlerde. put to sea denize açılmak (gemi). |
Sea | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | Deniz |
sea | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | deniz |