rivet | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | i., f. perçin çivisi, perçin; f. perçinlemek. rivet one's eyes on perçinlenmiş gibi gözlerini bir noktaya dikmek. riveter i. perçinci. riveting machine perçin makinası. riveted s. perçinli; mıhlanmış, donup kalmış. |
Rivet | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | Perçin |
rivet | Belirtilmemiş | Belirtilmemiş | perçin |