12/10/2008
Toplam Kelime:1,168,126
-
- Son Arananlar :
measure,
sideboard,
yuvarlagimsi,
Avrupa Atom Enerjisi Topluluu,
konuyorum,
görücüye çıkmak,
banal,
lazer,
fold,
2,
vardavela,
- Son Aradıklarım :
- En Çok Arananlar :
- Reklam
- Faydalı Siteler
- Sıkça Sorulan Sorular
- İletişim
- Kontör Yükle
RSS
-
Giriş
- Sağlayıcı Ekle
Sozlukcell
Kaç Kişi Online:1719
Kullanıcı Adedi:566
Online Kullanıcılar:
Son Eklenenler:
reminiscent,
go down with,
go down,
go by,
time goes by ,
go at,
go away,
go along with,
go along,
go against,
go after,
go about,
go over,
go out like a light,
go out,
go on,
go off,
go ahead,
It's no go,
Palindromic sentence
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| measure | i. ölçü, miktar; ölçek; her hangi bir ölçü sistemi; ölçüm, ölçme; derece, mertebe, hudut, had; şiir vezni; tedbir, yol; kanun; müz. ölçü. angular measure açı ölçüsü. beyond measure hadden aşırı, son derece. full measure tam ölçü. for good measure fazladan, ek olarak. in some measure bir dereceye kadar, kısmen. liquid measure sıvı oylum ölçüsü. made to measure ısmarlama yapılmış (elbise). short measure eksik ölçü. take one's measure birinin kabiliyetini sınamak, fig. birinin ölçüsünü almak. take measures tedbir almak, hazırlıklı bulunmak. tape measure mezura, mezur, metre şeridi. |
| measure | f. ölçmek, tartmak, kıymet biçmek; ölçüsü olmak; karşılaştırmak; ölçüsünü almak; süzmek, dikkatle bakmak; uydurmak, ayarlamak. measure off uzunluğuna belli bir kısmı ölçmek. measure out ölçüp ayırmak. measure swords kılıçla çarpışmak; biri ile boy ölçüşmek. measure up to beklenilen nitelikte olduğunu ispat etmek. measuring rod ölçü değneği, yüz ölçümü değneği. measuring worm yeri ölçermiş gibi yürüyen bir cins tırtıl. measured s. ölçülü, ölçülmüş; düzgün, düzenli, mevzun; sınırlanmış. measureless s. ölçüsüz, hadsiz, hesapsız. measurement i. ölçü, ölçme, ölçüm. |
| Measure | Tedbir |
Türkçe :
Resimler :
dictionary
ingilizce sözlük
turkish english dictionary
online dictionary
Sozlukcell.Com | Türkiye'nin Sözlükcell Boyutu | measure