Toplam Kelime:1,166,740
-
- Son Arananlar :
know,
asla,
uraeus,
dowdy,
enjoyed,
catgut,
relatino,
entry,
blade,
abut,
vesikalı,
www.ucalar.com,
NLDF,
burthen,
bookrack,
in re,
kancık,
adrift,
diÅŸlemek,
shale,
OTHER POLITICAL,
Scarifier,
Wondrous,
LAN Yöneticisi,
frumentaceous,
maharani,
ağrısız,
Hematoma,
niacin,
pedicle,
facboog,
- Son Aradıklarım :
- En Çok Arananlar :
- Reklam
- Faydalı Siteler
- Sıkça Sorulan Sorular
- İletişim
- Kontör Yükle
RSS
-
Giriş
- Sağlayıcı Ekle
Sozlukcell
Son Eklenenler:
vanishing cream,
Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine,
reference contract,
journal entry no,
recruiter,
bird-dog,
bird dog,
catalyzer,
catalist,
catalysor,
listen regardlessly,
listen uncaringy,
listen carelessly,
topgallant ,
royal property,
corvee,
hit the nail on the head,
retire,
retirement pay,
retired worker
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| know | (f.) (knew, known) bilmek, tanımak; seçmek, farketmek; iyi bilmek, malumatı olmak, malumat edinmek; haberi olmak, haberdar olmak; ezberlemek; tecrübeyle bilmek; eski cinsi münasebette bulunmak. He should have known better than to do it. O işi yapmayacak kadar aklı olmalıydı. know how usulünü bilmek. know ones own mind emin olmak, tereddüt etmemek, kararlı olmak. know the ropes usulunu bilmek, çaresini bilmek. know whats what uyanık fikirli olmak, dünyada olup bitenleri bilmek. Not that l know of. Bildiğime göre, değil (yok). the known (mat.) bilinen, malum. knowable (s.) bilinmesi mümkün, bilinir. |
| know | (i.) bilgi, malumat. be in the know malumatı olmak, gizli bir şeyden haberi olmak. |
Türkçe :