03.9.2010
Toplam Kelime:218.564



Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link degişimi ile sitenizin ziyaretçi kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link degişimi için lütfen bizimle irtibata geçin.

Son Eklenen İngilizce:

old habits die hard, leave sth under one's responsibility, break new ground, var mısın, don't take the trouble to do sth, Not knowing ain't a shame whereas not learning is. , current account, checking account, certificate of mastership, certificate of foremanship, incarcerate, medieval, odiferous, parma violet, grind one's teeth, hold one's peace, direct object, indirect object, Nothing doing, want to,

Son Eklenen Türkçe:

huyum kurusun, uhdesinde bırakmak, ilklere imza atmak, are you in?, zahmet etmeyin, bilmemek değil öğrenmemek ayıp, vadesiz hesap, ustalık belgesi, kalfalık belgesi, volkanizma, ibret, saygılarımla, avundurmak, devir bakiyesi, askerlik durum belgesi, farkına varmak, felakete ne kadar yakın olduğumuzun farkına cardık, kızlığını almak, kızlığını bozmak, Bu pezevenk ihtiyar köyde birçok kızın kızlığını bozdu,

Son Eklenen Resimler:

dental concrete, myosis, peephole, clapper, Kızılderili, gemi, Chizzler, pedicab, hash mark, balance sheet, valve bag, mosh, Moshing, bait well, hull, outboard, boottop, accent stripe, Rust Eater, Teak Restorer,

Online Kullanıcılar:

Member Of The Hour

Kadromuz

Sitene Ekle

Adam Asmaca

İstatistikler





Aradığımı bulamadım daha detaylı arar mısın?

İngilizce:

down

BelirtilmemişBelirtilmemiş(i). ince kuş tüyü, yonda; ince tüy, ayva tüyü, hav.

down

BelirtilmemişBelirtilmemiş(f). aşağı indirmek, alaşağı etmek, yere yıkmak, devirmek, düşürmek; (k.dili). yenmek (sporda); bir yudumda içmek, slang mideye indirmek.

down

BelirtilmemişBelirtilmemiş(z). aşağı, aşağıya; güneye doğru; tiyatro sahneye doğru, ileride. down and out hayatta yenilgiye uğramış, bezgin, bitkin. down at the heels perişan bir halde. down at the mouth, down in the dumps üzüntülü, hayal kırıklığına uğramış, meyus, cesareti kırılmış. down on his luck talihsiz; hayal kırıklığına uğramış, ümitsiz. Down with I Kahrolsun. I The house burned down Ev yanıp yerle bir oldu. The pressure is down Basınç azaldı. The wind is down Rüzgâr hafifledi. fall down düşmek. get down to work ciddi olarak işe başlamak. He is down with fever Ateşten yatağa düşmüş. knock down vurup devirmek, yere yıkmak; tenzilâtlı fiyatla satış yapmak, ucuza vermek. track down araştırıp bulmak. shout down bağırarak susturmak. shut down kapatmak (fabrika, iş yeri). wster down hafifletmek, su katmak. turn down reddetmek; (radyoyu) kısmak. shoot down ateş açıp düşürmek. get down to cases sadede gelmek. pay down peşin vermek. put the helm down gemiyi rüzgâr yönüne çevirmek. The sun is going down Güneş batıyor. write down yazmak, kâğıda dökmek.

down

BelirtilmemişBelirtilmemiş(s). aşağıya yönelen; (k.dili). üzgün, argın. be down on kızgın olmak, karşı olmak, garez bağlamak.

down

BelirtilmemişBelirtilmemiş(i). iniş; talihin ters dönmesi. ups and downs hayattaki iniş çıkışlar, iyi ve kötü günler.