Toplam Kelime:1,167,206

Sozlukcell

uzun metraj

 

Son Eklenenler:

ear stick, mouthwash, landless, never more, press baron, rate of return, senescent, tippex, time consuming, authorise, fashionista, duvet day, yaşlı bakımı, domestic partner, squeeqee merchant, conjoined twins, deplane, unplugged, smiley, talk trash

Dost Siteler

Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata geçin.

Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA" butonuna basınız.



Kelime Öner
Resim Öner

İngilizce:

down(i). ince kuş tüyü, yonda; ince tüy, ayva tüyü, hav.
down(f). aşağı indirmek, alaşağı etmek, yere yıkmak, devirmek, düşürmek; (k.dili). yenmek (sporda); bir yudumda içmek, slang mideye indirmek.
down(z). aşağı, aşağıya; güneye doğru; tiyatro sahneye doğru, ileride. down and out hayatta yenilgiye uğramış, bezgin, bitkin. down at the heels perişan bir halde. down at the mouth, down in the dumps üzüntülü, hayal kırıklığına uğramış, meyus, cesareti kırılmış. down on his luck talihsiz; hayal kırıklığına uğramış, ümitsiz. Down with I Kahrolsun. I The house burned down Ev yanıp yerle bir oldu. The pressure is down Basınç azaldı. The wind is down Rüzgâr hafifledi. fall down düşmek. get down to work ciddi olarak işe başlamak. He is down with fever Ateşten yatağa düşmüş. knock down vurup devirmek, yere yıkmak; tenzilâtlı fiyatla satış yapmak, ucuza vermek. track down araştırıp bulmak. shout down bağırarak susturmak. shut down kapatmak (fabrika, iş yeri). wster down hafifletmek, su katmak. turn down reddetmek; (radyoyu) kısmak. shoot down ateş açıp düşürmek. get down to cases sadede gelmek. pay down peşin vermek. put the helm down gemiyi rüzgâr yönüne çevirmek. The sun is going down Güneş batıyor. write down yazmak, kâğıda dökmek.
down(s). aşağıya yönelen; (k.dili). üzgün, argın. be down on kızgın olmak, karşı olmak, garez bağlamak.
down(i). iniş; talihin ters dönmesi. ups and downs hayattaki iniş çıkışlar, iyi ve kötü günler.

Türkçe :


 

 

dictionary

ingilizce sözlük

turkish english dictionary

online dictionary

Sozlukcell.Com | Türkiye'nin Sözlükcell Boyutu | down