İngilizce Sözlük

dog

Klavye

English

  1. dog:(i). köpek, it; kurt, tilki ve çakal gibi hayvan; bu hayvanların erkeği; k.dili herif, adam; (argo). değersiz ve kötü olan herhangi bir şey; kütükleri tutmak veya kaldırmak için kullanılan demir alet; (argo). çirkin ve sıkıcı kadın; mandal; den palamar gözü; ocagm demir ayağı dogs (i)., (argo). ayaklar. dog collar köpek tasması; dik ve yüksek yaka. dog days yazın en rutubetli ve sıcak sayılı günleri, eyyamı bahur. dog in the manger kendisine yaramayan şeylerin başkaları tarafından alınmasına engel olan bencil kimse. dog Latin uydurma ve hatalı Latince. dog license köpeğin tasma numarası veya kayıt vesikası. dog rose köpek gülü, yabani gül, (bot). Rosa canina dog's life k.dili tasalı hayat. Dog Star Büyük Köpek burcunda en parlak yıldız, Sirius. dog tag köpeğe takılan madeni kimlik; (A.B.D.)., k.dili askerlerin boyunlarına taktıkları madeni kimlik belgesi. dog tired, dog weary çok yorgun, bitkin. dogs of war harbin kan dökücü ve yıkıcı tarafları. a dead dog köpek leşi; değersiz kimse veya şey. creeping dog's tooth grass büyük ayrık otu, domuz ayrığı, (bot). Cynodon dactylon die like a dog gebermek, sefil bir şekilde ölmek (dog). eatdog (s). çıkar gözeten. Every dog has his day bak. day go to the dogs mahvol mak, bozulmak, kötü yola düşmek. hot dog sosis Iet sleeping dogs lie işi kurcalamamak, işi oluruna bırakmak. put on the dog (A.B.D.)., k.dili çalım satmak, poz takınmak. rain cats and dogs sel gibi yağmur yağ mak, gökler boşanmak. sea dog fok; gemici throw to the dogs itin önüne atmak, ziyan etmek, israf etmek. , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(2) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(1)

  2. dog:peşini bırakmamak, takip etmek,taciz etmek, tazı gibi av peşinden gitmek; kütükleri aletle tutup kaldırmak. dog one's steps birinin peşini bırakmamak, takip etmek. Denizcilik,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Kelime Öner

Son eklenenler

kıvcı, itimil, chocolate, paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam, annem, kızım,

En son Arananlar

insulate, ayin, humility, oy, circumscribe, Cravler Excavator, bayonet, ciddilik, conformation, taxicab, unsettled, endotermik, aynalık tahta ile süslemek, desuggestopedia, Service Echelon, miliary, icecap, cast net, huntsman, quota, dog,

Sosyal