Son Eklenenler:
incapable of deceiption,
coloured report,
plasticine,
foul play,
misrepresentation,
perjuerer,
rumpus room,
movie goer,
film hit,
girlie magazine,
magazine supplement,
vertical publication,
magazine audience,
periodicalist,
back number,
magazine subscription,
filmization,
book review,
book cover,
unputdownable
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| catch | (f). (caught) yakalamak, tutmak, ele geçirmek; yetişmek (trene, vapura, uçağa); suçustü yakalamak, basmak; vurmak, inmek; nefesini tutmak; takılmak (elbise, çorap); cezbetmek, çekmek, göz almak; büyülemek, teşhir etmek; yakalanmak; ateş almak, tutuşmak; yayılmak, sirayet etmek, geçmek. catch a glimpse gözüne ilişmek. catch cold üşütmek. catch fire tutuşmak. catch it catechumen (k.dili) azar işitmek. catch on (k.dili) anlamak; tutulmak; moda olmak. catch one's breath soluğunu tutmak; dinlenmek.catch one's eye dikkatini çekmek. catch up ani hareketle yerden almak; tutturmak; yetişmek; hatasını tespit etmek; dalmak.catch up to üstüne almak. catch-as-catch-can(i)., (s). serbest güreş; (s). fırsatları değerlendiren. |
| catch | (i). tutma, yakalama; kilit dili; av, bir partide yakalanan av veya balık; (k.dili). müstakbel eş olarak düşünülen uygun kişi; parça, bölüm;(k.dili). bityeniği; (müz). şarkının hatırda kalan bir iki mısraı, birkaç kişinin sıra ile söyledikleri şarkı, rondo. catch in the voice sesin bir an için kısılması. |
| catch | tutma, yakalama |
Türkçe :