Son Eklenenler:
Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine,
reference contract,
journal entry no,
recruiter,
bird-dog,
bird dog,
catalyzer,
catalist,
catalysor,
listen regardlessly,
listen uncaringy,
listen carelessly,
topgallant ,
royal property,
corvee,
hit the nail on the head,
retire,
retirement pay,
retired worker,
retirement
Dost Siteler
Sitenizin linkinin bu alanda yayımlanmasını istiyorsanız, Sozlukcell.com linkini
sitenizdeki dost siteler alanında yayımlayarak link değişimi ile sitenizin ziyaretçi
kapasitesini hızla arttırabilirsiniz. Link değişimi için lütfen bizimle irtibata
geçin.
Anlamını öğrenmek istediğiniz sözcüğü aşağıdaki arama kutusuna yazarak "ARA"
butonuna basınız.
İngilizce:
| bow | i. baş, pruva (gemi).bowman i. baş tarafta kürek çeken adam; filikada pruvacı. |
| bow | i. baş eğerek selamlama, reverans. |
| bow | f. başını eğerek selamlamak, reverans yapmak; eğmek; başını eğdirmek; başını eğerek yol göstermek; ezmek. bow and scrape yaltaklanmak. |
| bow | i., f. yay; okçu; kavis; gökkuşağı; boyunduruk; fiyonk; f., müz. yay ile çalmak. bow tie papyon kravat, kelebek kravat. bow window kavisli daire şeklinde iç kısmı enli pencere. |
| bow | kavis |
Türkçe :