İngilizce Sözlük

Yerle��tirmek

Klavye

Arama Sonucunuz bulunamamıştır. Aşşağıdaki sonuçlar benzeri veya yakın seslilerden oluşturulmuştur.

  1. station:istasyon, durak, dayanacak, yer, mevki, karakol, merkez, toplumsal konum, makam, rütbe, yerleştirmek, dikmek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. withstand:karşı koymak, karşı durmak, direnmek, mukavemet etmek, dayanmak, göğüs germek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. nurse:hemşire, tıp bacısı, hastabakıcı, uşak bakıcısı, dadı, bakmak, iyileştirmek, hastabakıcılık yapmak, bakmak, ilgilenmek, meme vermek, emzirmek, (kin, vb.) beslemek Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(6) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. stop:durmak, durdurmak, önlemek, engellemek, durdurmak, mani olmak, alıkoymak, durmak, kesilmek, bitmek, kalmak, durmak, tıkamak, durdurma, durma, duruş, durak, dayanacak, engel, mani, çekit Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. construction:[konstrüksiyon] yapılış, yapım, inşa, yapı, bina, dikinti, inşaat, abatlık, yapı endüstrisi, tümce kuruluşu, tümce yapısı, anlam, anlam verme Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(8) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. flourishing:yapılış, yapım, inşa, yapı, bina, dikinti, inşaat, abatlık, yapı endüstrisi, tümce kuruluşu, tümce yapısı, anlam, anlam verme Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(8)

  7. station:istasyon, durak, dayanacak, yer, mevki, karakol, merkez, toplumsal konum, makam, rütbe, yerleştirmek, dikmek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. withstand:karşı koymak, karşı durmak, direnmek, mukavemet etmek, dayanmak, göğüs germek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. nurse:hemşire, tıp bacısı, hastabakıcı, uşak bakıcısı, dadı, bakmak, iyileştirmek, hastabakıcılık yapmak, bakmak, ilgilenmek, meme vermek, emzirmek, (kin, vb.) beslemek Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(6) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. stop:durmak, durdurmak, önlemek, engellemek, durdurmak, mani olmak, alıkoymak, durmak, kesilmek, bitmek, kalmak, durmak, tıkamak, durdurma, durma, duruş, durak, dayanacak, engel, mani, çekit Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  11. construction:[konstrüksiyon] yapılış, yapım, inşa, yapı, bina, dikinti, inşaat, abatlık, yapı endüstrisi, tümce kuruluşu, tümce yapısı, anlam, anlam verme Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(8) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  12. flourishing:yapılış, yapım, inşa, yapı, bina, dikinti, inşaat, abatlık, yapı endüstrisi, tümce kuruluşu, tümce yapısı, anlam, anlam verme Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(8)

  1. geri sayım gösterimi:timer display Arkeoloji,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(1)

  2. geri sayım gösterimi:timer display Arkeoloji,Fiil beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(1)

Kelime Öner

Son eklenenler

kıvcı, itimil, chocolate, paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam, annem, kızım,

En son Arananlar

nous, müteselsil, collection of taxes, Usul esasında inceleme, district manager, friabilitor, uç yüksekliği, hypodermis, actually, make sweet, acrimonious, get angry, prototype, tilt up, sahte, months, konukluk, kavga, central, teadül,

Sosyal