İngilizce Sözlük

Adjective referring to the use of information in a continuous, rather than discrete , form For example, an analog telephone transmits and receives voice as a continuous voltage wave form See Digital

Klavye

Arama Sonucunuz bulunamamıştır. Aşşağıdaki sonuçlar benzeri veya yakın seslilerden oluşturulmuştur.

  1. squeak:(fare, vb.) cik cik ses çıkarmak, gıcırdamak, gıcırdatmak, ötmek, gammazlık etmek, cikcik, gıcırdama, cığıltı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. submarine:denizaltı, denizaltında olan, denizaltı ile ilgili, denizaltı, sualtı kayık Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. dictaphone:ünalga, ses kayıt cihazı Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. bllod pressure:kan tazyiki, kan basıncı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. Wien:Beç, Viyana Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. Balling Gun :İlaç Tabancası(Vet.) , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(1) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  7. chapulling: Yemek yediği kaba tükürmek gibi bir şey. Vatan hainiyim veya vatan hainlerine uşaklık ediyorum demenin bir yolu. İngilizcede böyle bir söz yoktur. Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(109) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. chatter:çene çalmak, sohbet etmek, gevezelik etmek, (diş, vb.) takırdamak, çene çalma, sohbet, gevezelik, laklak, çeren, takırdama, takırtı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. station:istasyon, durak, dayanacak, yer, mevki, karakol, merkez, toplumsal konum, makam, rütbe, yerleştirmek, dikmek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. nurse:hemşire, tıp bacısı, hastabakıcı, uşak bakıcısı, dadı, bakmak, iyileştirmek, hastabakıcılık yapmak, bakmak, ilgilenmek, meme vermek, emzirmek, (kin, vb.) beslemek Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(6) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  11. squeak:(fare, vb.) cik cik ses çıkarmak, gıcırdamak, gıcırdatmak, ötmek, gammazlık etmek, cikcik, gıcırdama, cığıltı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  12. submarine:denizaltı, denizaltında olan, denizaltı ile ilgili, denizaltı, sualtı kayık Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  13. dictaphone:ünalga, ses kayıt cihazı Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  14. bllod pressure:kan tazyiki, kan basıncı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  15. Wien:Beç, Viyana Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  16. Balling Gun :İlaç Tabancası(Vet.) , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(1) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  17. chapulling: Yemek yediği kaba tükürmek gibi bir şey. Vatan hainiyim veya vatan hainlerine uşaklık ediyorum demenin bir yolu. İngilizcede böyle bir söz yoktur. Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(109) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  18. chatter:çene çalmak, sohbet etmek, gevezelik etmek, (diş, vb.) takırdamak, çene çalma, sohbet, gevezelik, laklak, çeren, takırdama, takırtı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  19. station:istasyon, durak, dayanacak, yer, mevki, karakol, merkez, toplumsal konum, makam, rütbe, yerleştirmek, dikmek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  20. nurse:hemşire, tıp bacısı, hastabakıcı, uşak bakıcısı, dadı, bakmak, iyileştirmek, hastabakıcılık yapmak, bakmak, ilgilenmek, meme vermek, emzirmek, (kin, vb.) beslemek Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(6) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  1. bir:one Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. paykamak:sense, notice, perceive, grasp Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. alısün:phone, telephone Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. babam:my father Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. göğmek:to rape Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. annem:my mother Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  7. nakaracuka:what will we do? Genel,cümle beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. oğlum:my son Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. yelletke:ventilator, fan Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. bir:one Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  11. paykamak:sense, notice, perceive, grasp Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  12. alısün:phone, telephone Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  13. babam:my father Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  14. göğmek:to rape Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  15. annem:my mother Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  16. nakaracuka:what will we do? Genel,cümle beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  17. oğlum:my son Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  18. yelletke:ventilator, fan Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Kelime Öner

Son eklenenler

paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam, annem, kızım, oğlum, bir, white,

En son Arananlar

dustcloth, teşvik etmek, file, siyah pullardan her biri, har, de, tramplen, her ne koşulda, puny, hand masker, analogous, h, hasır sazı, kurtarma, s, deniz, Monomer, priggism, interlaced scanning, coparcenary,

Sosyal