İngilizce Sözlük

A molecule that prevents the activation of a receptor See Agonist

Klavye

Arama Sonucunuz bulunamamıştır. Aşşağıdaki sonuçlar benzeri veya yakın seslilerden oluşturulmuştur.

  1. dictaphone:ünalga, ses kayıt cihazı Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. Wien:Beç, Viyana Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. Balling Gun :İlaç Tabancası(Vet.) , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(1) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. squeak:(fare, vb.) cik cik ses çıkarmak, gıcırdamak, gıcırdatmak, ötmek, gammazlık etmek, cikcik, gıcırdama, cığıltı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. chapulling: Yemek yediği kaba tükürmek gibi bir şey. Vatan hainiyim veya vatan hainlerine uşaklık ediyorum demenin bir yolu. İngilizcede böyle bir söz yoktur. Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(109) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. submarine:denizaltı, denizaltında olan, denizaltı ile ilgili, denizaltı, sualtı kayık Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  7. chatter:çene çalmak, sohbet etmek, gevezelik etmek, (diş, vb.) takırdamak, çene çalma, sohbet, gevezelik, laklak, çeren, takırdama, takırtı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. station:istasyon, durak, dayanacak, yer, mevki, karakol, merkez, toplumsal konum, makam, rütbe, yerleştirmek, dikmek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. nurse:hemşire, tıp bacısı, hastabakıcı, uşak bakıcısı, dadı, bakmak, iyileştirmek, hastabakıcılık yapmak, bakmak, ilgilenmek, meme vermek, emzirmek, (kin, vb.) beslemek Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(6) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. dictaphone:ünalga, ses kayıt cihazı Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  11. Wien:Beç, Viyana Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  12. Balling Gun :İlaç Tabancası(Vet.) , beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(1) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  13. squeak:(fare, vb.) cik cik ses çıkarmak, gıcırdamak, gıcırdatmak, ötmek, gammazlık etmek, cikcik, gıcırdama, cığıltı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  14. chapulling: Yemek yediği kaba tükürmek gibi bir şey. Vatan hainiyim veya vatan hainlerine uşaklık ediyorum demenin bir yolu. İngilizcede böyle bir söz yoktur. Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(109) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  15. submarine:denizaltı, denizaltında olan, denizaltı ile ilgili, denizaltı, sualtı kayık Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  16. chatter:çene çalmak, sohbet etmek, gevezelik etmek, (diş, vb.) takırdamak, çene çalma, sohbet, gevezelik, laklak, çeren, takırdama, takırtı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  17. station:istasyon, durak, dayanacak, yer, mevki, karakol, merkez, toplumsal konum, makam, rütbe, yerleştirmek, dikmek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  18. nurse:hemşire, tıp bacısı, hastabakıcı, uşak bakıcısı, dadı, bakmak, iyileştirmek, hastabakıcılık yapmak, bakmak, ilgilenmek, meme vermek, emzirmek, (kin, vb.) beslemek Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(6) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  1. bir:one Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. oğlum:my son Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. paykamak:sense, notice, perceive, grasp Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. bir:one Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. oğlum:my son Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. paykamak:sense, notice, perceive, grasp Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Kelime Öner

Son eklenenler

kıvcı, itimil, chocolate, paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam, annem, kızım,

En son Arananlar

sennet, nasyonalizm, bütünleşme, paçayı zor kurtarma, national center for productivity, national environment policy, depravity, national government works, açık kredi, national income identity, foreknow, national will, Low - Risk Operations, Network Access Point, national youth foundation, native race, golf bag, lyrics, nativism, Institution,

Sosyal