İngilizce Sözlük

(f). bir bileşimdeki oksijeni çıkarmak. deoxida'tion (i). deoksidasyon

Klavye

Arama Sonucunuz bulunamamıştır. Aşşağıdaki sonuçlar benzeri veya yakın seslilerden oluşturulmuştur.

  1. squeak:(fare, vb.) cik cik ses çıkarmak, gıcırdamak, gıcırdatmak, ötmek, gammazlık etmek, cikcik, gıcırdama, cığıltı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  2. whelk:bir tür deniz salyangozu, kabartı, sızanak, sivilce Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. chapulling: Yemek yediği kaba tükürmek gibi bir şey. Vatan hainiyim veya vatan hainlerine uşaklık ediyorum demenin bir yolu. İngilizcede böyle bir söz yoktur. Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(109) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  4. Wien:Beç, Viyana Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  5. stop:durmak, durdurmak, önlemek, engellemek, durdurmak, mani olmak, alıkoymak, durmak, kesilmek, bitmek, kalmak, durmak, tıkamak, durdurma, durma, duruş, durak, dayanacak, engel, mani, çekit Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  6. station:istasyon, durak, dayanacak, yer, mevki, karakol, merkez, toplumsal konum, makam, rütbe, yerleştirmek, dikmek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  7. nurse:hemşire, tıp bacısı, hastabakıcı, uşak bakıcısı, dadı, bakmak, iyileştirmek, hastabakıcılık yapmak, bakmak, ilgilenmek, meme vermek, emzirmek, (kin, vb.) beslemek Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(6) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  8. chatter:çene çalmak, sohbet etmek, gevezelik etmek, (diş, vb.) takırdamak, çene çalma, sohbet, gevezelik, laklak, çeren, takırdama, takırtı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  9. construction:[konstrüksiyon] yapılış, yapım, inşa, yapı, bina, dikinti, inşaat, abatlık, yapı endüstrisi, tümce kuruluşu, tümce yapısı, anlam, anlam verme Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(8) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  10. flourishing:yapılış, yapım, inşa, yapı, bina, dikinti, inşaat, abatlık, yapı endüstrisi, tümce kuruluşu, tümce yapısı, anlam, anlam verme Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(8)

  11. squeak:(fare, vb.) cik cik ses çıkarmak, gıcırdamak, gıcırdatmak, ötmek, gammazlık etmek, cikcik, gıcırdama, cığıltı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  12. whelk:bir tür deniz salyangozu, kabartı, sızanak, sivilce Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(3) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  13. chapulling: Yemek yediği kaba tükürmek gibi bir şey. Vatan hainiyim veya vatan hainlerine uşaklık ediyorum demenin bir yolu. İngilizcede böyle bir söz yoktur. Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(109) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  14. Wien:Beç, Viyana Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  15. stop:durmak, durdurmak, önlemek, engellemek, durdurmak, mani olmak, alıkoymak, durmak, kesilmek, bitmek, kalmak, durmak, tıkamak, durdurma, durma, duruş, durak, dayanacak, engel, mani, çekit Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  16. station:istasyon, durak, dayanacak, yer, mevki, karakol, merkez, toplumsal konum, makam, rütbe, yerleştirmek, dikmek Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  17. nurse:hemşire, tıp bacısı, hastabakıcı, uşak bakıcısı, dadı, bakmak, iyileştirmek, hastabakıcılık yapmak, bakmak, ilgilenmek, meme vermek, emzirmek, (kin, vb.) beslemek Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(6) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  18. chatter:çene çalmak, sohbet etmek, gevezelik etmek, (diş, vb.) takırdamak, çene çalma, sohbet, gevezelik, laklak, çeren, takırdama, takırtı Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(4) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  19. construction:[konstrüksiyon] yapılış, yapım, inşa, yapı, bina, dikinti, inşaat, abatlık, yapı endüstrisi, tümce kuruluşu, tümce yapısı, anlam, anlam verme Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(8) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  20. flourishing:yapılış, yapım, inşa, yapı, bina, dikinti, inşaat, abatlık, yapı endüstrisi, tümce kuruluşu, tümce yapısı, anlam, anlam verme Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(8)

  1. buzulkuşu:glacier bird Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(324) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(74)

  2. kızım:my daughter; my girl Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

  3. buzulkuşu:glacier bird Genel,İsim beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(324) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(74)

  4. kızım:my daughter; my girl Genel,Belirtilmemiş beğendiğiniz çeviri için buraya tıklayınız.(0) yanlış olduğunu düşündüğünüz çeviri için buraya tıklayınız.(0)

Kelime Öner

Son eklenenler

kıvcı, itimil, chocolate, paykamak, kembağal, hoonigan, alısün, nakaracuka, yelletke, sualtı kayık, ayant, stadium, dictaphone, drone, million, ninem, dedem, babam, annem, kızım,

En son Arananlar

antipyretic, beekeeper, Curriculum Development, kedi nanesi, give a look, (Bkz. Common spruce, Norway spruce) Adi ladin., take a look, gathered selfbound seam, sinüs eğrisi ile ifade edilen dalga, sinus dalgası, cousin, grand, deniz taraflı taş kaplama,eğimli dış duvar, administrative board, bracteate, beach cusp, Bat, wtf, mubayaa emri, jack of all trades, Major Taxpayers Tax Office,

Sosyal